Alpu ve Kaymaz hattında siyanür ortaklığı: 8 milyon tonluk cevher sevkiyatı başlıyor
Mahkeme iptalleri ve ardından gelen Danıştay kararıyla önü açılan Kaymaz Altın Madeni, Alpu’dan getirilecek milyonlarca ton cevherle kapasitesini artırmaya hazırlanırken, bölge halkı siyanür kullanımı ve yeni atık barajlarına karşı uyarıyor.
Türk Altın İşletmeleri AŞ. (eski adıyla Koza Altın İşletmeleri), Eskişehir’in Alpu ilçesi Esence köyü yakınında işleteceği altın madeninin cevherini Kaymaz’daki işletmelerine Taşzemin İnşaat Madencilik AŞ. taşıyacak. Türk Altın İşletmeleri tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan resmi açıklamada, Uyuzhamamı bölgesindeki altın ve gümüş maden sahasından çıkarılacak cevherin taşınması ve işlenmesi konusunda Taşzemin İnşaat Madencilik AŞ. ile protokol imzalandığı duyuruldu.
8 milyon tonluk cevher Kaymaz Altın Madenine taşınacak
Yapılan anlaşma kapsamında, Eskişehir’in Alpu ilçesi Esence köyü civarında yer alan sahadan yaklaşık 8 milyon 100 bin ton cevher çıkarılması planlanıyor. Bu cevher, Türk Altın İşletmeleri’nin Sivrihisar ilçesinde bulunan Kaymaz Altın İşletmesi’nde siyanürle ayrıştırılarak altın üretimi yapılacak. Maden kamyonlarının cevher taşıma kapasitelerinin genelde 25-30 ton civarında değiştiği göz önünde bulundurulduğunda 8.100.000 ton cevheri taşımak için yaklaşık 50 km uzunluğundaki yolda 270.000 ile 320.000 arasında kamyon seferi yapılacak. Eğer bu cevher kamuya açık yollardan taşınacaksa, her gün 100 kamyonun yola çıktığı bir durumda bile taşıma işleminin tamamlanması yaklaşık 8-10 yıl sürecek.
Ordulular Taşzemin’i nasıl kovdu?
Taşıma işini alan Taşzemin İnşaat Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ. kamuoyunda Ordu’nun Korgan ve Aybastı ilçelerinde bulunan Perşembe Yaylası'ndaki maden arama faaliyetleri ile gündeme gelmişti. Bölge halkı ve çevre dernekleri, yaylanın doğal yapısının, su kaynaklarının ve mendereslerin zarar göreceği gerekçesiyle şirketin sondaj çalışmalarına karşı yoğun bir mücadele yürütmüştü. 2024 ve 2025 yıllarına sarkan süreçte, halkın katılımıyla düzenlenen eylemler sonucunda şirket çalışanlarının çalışma alanından uzaklaştırılmış ve sondajlar birkaç kez durdurulmuştu. Bu fiili mücadelenin yanı sıra hukuksal yolla da yaşam alanlarını korumaya çalışan halkın çabası sonuç vermiş, Ordu İdare Mahkemesi, bölgenin su kaynaklarına tehdit oluşturduğu ve doğal sit alanı ilan edilme sürecinde olduğu gerekçesiyle maden şirketine verilen izinleri iptal etmişti.
Tarım cenneti Alpu ovası tehlikede
Şirketin Eskişehir’in Alpu ilçesi Esence köyü civarındaki altın ve gümüş maden sahası da uzun süredir tartışılmakta. Projenin Sakarya Havzası’nda yer aldığı ve tarımsal verimliliği yüksek olan Alpu Ovası’nı tehdit ettiği vurgulanırken, bölge halkı projenin "ÇED gerekli değildir" kararıyla başlatılmasına tepki göstermişti.
Kaymaz siyanür üssü oluyor
Türk Altın İşletmeleri’nin Sivrihisar ilçesinde bulunan Kaymaz altın madeni de işletilmeye başlandığı günden bu yana hem çevresel riskleri hem de bu risklere karşı yürütülen yerel ve hukuki mücadeleyle Eskişehir’in en çok tartışılan ekolojik gündemlerinden biri oldu. Özellikle madenin kapasite artırımı ve yeni atık barajı projeleri, bölge halkı ve çevre örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı. Bölge halkı ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 5,5 milyon metreküp hacminde ve 40 metre derinliğinde planlanan üçüncü atık barajının yerleşim yerlerine ve meralara çok yakın olduğunu belirterek projeye karşı çıkıyorlar. İtirazların temelinde, Çanakkale gibi uzak bölgelerden getirilecek milyonlarca ton cevherin Kaymaz'da işlenerek bölgenin bir "siyanür çöplüğü" haline getirilmesi endişesi yatıyor. Bölge halkı, maden faaliyetlerinin başladığı tarihten itibaren Kaymaz ve çevresinde kanser vakalarının arttığını iddia ederken, vatandaşlar hayvancılık ve tarım alanlarının zarar gördüğünü, siyanürün yer altı sularına karışma riskinin yaşamı tehdit ettiğini dile getiriyorlar.
Danıştay madenin önünü açtı
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, TEMA ve yerel çevre dernekleri, kapasite artışı projesine verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali için Eskişehir 1. İdare Mahkemesi’ne dava açmıştı. Mahkeme, 2024 yılında çevresel risklerin bütüncül bir şekilde değerlendirilmediği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı vermiş, ardından da ÇED raporunu iptal etmişti. Ancak 2025 yılı başlarında Danıştay bu kararı şirket lehine bozarak projenin devamının önünü açtı.